Kuzgun Dilli İnsanların Topraklarında Dans

Yazılı bir dile sahip olmayan ancak çok güçlü bir sözel geleneğe sahip olan Tlingitlerde öykülerin anlatılması da oldukça geleneksel. Kutlamalarda da bir çok grup öyküler anlatıyor. Bir anlatıcı öyküyü anlatırken oyuncular konuşmaksızın oyunu canlandırıyorlar. Çoğu kez maskeler ve ağaçtan oyulma türlü dekor oyunculara yardımcı oluyor. Özellikle iplerle idare edilen maskeler hem usta oyma işçiliği hem de oyuna kattıkları özel hava ile çok etkileyici. Oyunlarda da yine yerlilerin aynı toprakları paylaştığı türlü hayvanlar başrolde. Dans sırasında olduğu gibi bu öykülerin anlatımı sırasında da bazı kişiler bir anlamda canlandırdıkları hayvan oluyorlar. Güçlü ve karmaşık vokali ve meraklı davranışlarıyla bir Kuzgun ya da uluyan bir Kurt.



Kutlamalar sırasında izlediğim hiçbir dans ya da oyun klasik anlamda dans ve tiyatroya benzemiyor. Daha kültürel. Herhangi bir dans gösterisinde dansçıların birbirine benzer yetenek ve beceride olması, uyumlu dans etmesi beklenirken burada böylesi teknik konuların hiçbir önemi yok. Teknik uyumdan çok ruhsal bir uyum geçerli belki de. Herkesin saygılı olması, klanını en iyi şekilde temsil etmesi, seyircilerin arasındaki yaşlılara nasıl davranacağını bilmesi gibi. İzlediğim yerli dansını benim için diğer danslardan ayıran en önemli özellik, dansın herkesin dahil olması ile anlam kazanır görünmesiydi. Birkaç aylık bebeklerden 80nin üzerindeki yaşlılara kadar herkes sahnede, birlikte! Bu dansın kültürel ve ruhsal yönü belki de en çok burada açığa çıkıyordu. Birçok anne ve babanın koşumlarla üzerinde taşıdığı ve onca davul sesine rağmen uyuyan bebekler ile örneğin Down sendromlu olmasına karşın en ön sırada dans etmesinde hiçbir sakınca görülmemiş bir genç!

 





Kadın ve erkeklerin dans ve şarkıdaki görevleri de çok farklı. Kadınlar genelde hep birlikte şarkıyı söylüyor ve daha yumuşak hareketlerle dans ediyorlar. Lider görevindeki davul çalan kadınlar hariç. Elleri belinde dans ederken üzerlerindeki battaniye sırtlarındaki deseni bütünüyle gösterecek şekilde açılıyor. Sırtında Kuzgun ya da Kartal deseni olan kadınlar kollarını hareket ettirdikçe Kuzgun ve Kartalların da kanatlandığını belirtmeme gerek var mı? Kadınların sesinden güç alarak dans eden erkekleri izlemek ise çok heyecan verici. Düğmeli battaniyelere göre çok daha ağır olan Chilkat kilimleri ve ağır başlıkları taşımalarına rağmen oldukça sert ve keskin adımlarla dans ediyorlar. Davulun ritmine göre kimi zaman aniden yere çöküyor ve çömelmiş olarak dans etmeye devam ediyorlar. Her bir ayak vuruşunda tahta zeminli sahneden çıkan ses davulunkiyle birleşip salonu dolduruyor. Gençler bir yana 70-80 yaşındaki erkeklerin bu denli ani hareketleri yaparak dans etmeleri insanı şaşırtıyor.