Kuzgun Dilli İnsanların Topraklarında Dans

Kutlamalarda dil dersleri dışında yemek kültürlerini hatırlatmak ve özendirmek için deniz yosunu ve "sabun çileği/böğürtleni –soapberry" yarışmaları düzenlenmişti. Demirce zengin deniz yosunu özellikle Kuzeybatı Pasifik sahili yerlilerince önemli bir besin kaynağı. Kurutularak bir tür çerez gibi yenilebildiği gibi birçok yemekte de kullanılıyor. Pişirildiğinde ise şişerek tekrar yosun kıvamına geliyor.


YOSUNLU SOMON

Kutlamalarda ayrıca yerlilerin bilimsel bir çalışma için DNA örneği vermesi çağrısı da yapıldı. Geçtiğimiz yıllarda bölgedeki bir mağarada bulunmuş olan ve 10 bin yıldan öncesine ait olduğu düşünülen bir insana ait DNA ile günümüzde bu bölgede yaşayan yerlilerinkini karşılaştırmayı ve aralarında bağlantı olup olmadığını araştırmayı düşünen bu çalışma, belki de sonuçlarıyla bilimsel olarak da "bu topraklar bizimdir" demeyi sağlayacak.


Chilkat robe/blanket

Üç günün sonunda dansa, sese, birbirinden güzel el emeği göz nuru işlere doydum. Amerikan yaşam biçiminin hükümdarlığı içinden deniz yosunlu yemekler, Kuzgun dilli şarkılar, hızlı modern yaşama inat hala yüzlerce minik cam boncuktan Kartal işleyen eller çıkaran güneydoğu Alaska yerlilerine hayran kaldım. Geleneklerine ve bu topraklarda geleneklerini sürdürmeye olan inançlarına saygı duydum. 1970lerin ortasına dek dillerini kullanmaları yasaklanmış bu insanların dillerini özellikle gençlere zevkli yollarla öğretebilmek için bilgisayar oyunları hazırlamış olmalarını ise içim sızlayarak öğrendim. Vatan, toprak, dil arasındaki organik bağı düşündüm. Türkçe'yi düşündüm. Artık hepimizin bir sürü dilbilgisi hatasıyla konuştuğu, yazdığı; Amerikan kelimeleriyle yamalı olan Türkçeyi; bizim toprakları.